günlük yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
günlük yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2014 Perşembe

Banyo


Banyo en büyük dertlerimizden biri....Bizimki kucakta yıkanıyor öyle alıştı oturamadığı için kucağımızda yıkıyoruz ve en az 2 kişi gerekiyor....

Denediğimiz aparatlarda sonuç vermedi...

Türkiyede sadece banyo aparatları için 2500 lira istiyorlar...Üstelik dedikleri aparatda bildiğin şezlong gibi bişi....

Amaaaaa bizim yaratıcı ailelerimizi hiç bişi yıldıramaz :)))



Bunu grubumuzdan bir ailemiz yapmış...Ve medikalciye 1000 basar 2500 de cepte :))
En büyük icatlar böyle doğarmış...

Biz bu annelerle bişiler icat etcez ama hadi bakalım bekleyip görecez nereden ne çıkacak :))

Aslında yanlızca tek başımıza banyo olabilmek başlı başına bir mücize....
Mucizeleriniz eksik olmasın...


17 Mart 2014 Pazartesi

Zıbın sorunsalı


Çocuklarımızın kıyafetleri gerçekten büyük bir problem. Geçen bir arkadaşımız İstanbul da bir çalıştaya katılacağı için gruptaki diğer annelere sordu kıyafetle ilgili sorunlarımızı ve gerçektende baya fazlaymış...

Ama bir çok anne kendi kendine çözümler üretmiş.  Biz kendi çözümlerimizi paylaşıyoruz belki başkasınada çözüm olur diye.

Bir arkadaşımız mont giydiremediği için pelerin dikmiş mesela banada çok mantıklı bende şimdiden başlayıp seneye oğlana güzel bir pelerin yapmayı düşünüyorum bööle süpermenli falan :P

Çocuklarımız oturamadığı için kucakta birazcık (?) fazla taşınıyorlar bir yere oturacakları zaman bizim oturtmamız gerekiyor bu yüzdende atlet giydiremiyoruz çünkü sırtları devamlı açılıyor...

Aslında kız çocukları için olan çıtçıtlı zıbınlar baya iş görüyor. 

Bize şimdilik çocuk bölümündeki zıbınlar oluyor... Bide ben böyle bişi yaptım



 yurtdışında ki sitelerde dolaşırken bulmuştum. Bunu zıbının ara kısmını uzatmak için kullanıyorsunuz. Böylece zıbın daha uzun süre kullanılabiliyor

Bir arkadaşımda çocuğun normal tşörtlerinin altına eskiyen zıbınlarının alt kısmını kesip dikmiş. Onu denemedim ama çok mantıklı özellikle yaz aylarında hem zıbın hem t-şört çocuğu fazla terletiyor zıbını tşörtün altına dikersem daha  kullanışlı olur gibi geliyor .

yaptığım zaman hemen resmini koyarım onunda...

Bazen bizim için ufak bir çözüm yolu başkası için büyük bir adım olabiliyor.... Size göre ufak olduğunu düşündüğünüz çözümleriniz varsa beklerim :))



31 Ocak 2014 Cuma

3 lira :)


Duyusal sorunlarımızdan dolayı uzun süre kalabalık ortamlara giremedik.
Halada çoğu devam ediyor tabiki azalarak.

Daha önceden Avm lere gitmek hayaldi bizim için o kadar kasılırdı ki girmemizle çıkmamız bir olurdu. Uzun süre gidemedik gitmedikte zaten... 

Şimdi Avm lerde oğluşumun fan ları benim esnaf arkadaşlarım var :)

Bir çok Avm de böyle meydanlarda bi tren geziyor önüne çıktığınızda size zil çalıyor hani :)
Her gitdiğimizde bakarız eşimle içindeki çocuklara ...İçinde olmasını istediğimiz oğlumuza...

Gene böyle gezerken birden eşime noolduysa biz trene binmeye gidiyoruz dedi. Ben eminmisin bak  ağlar, kasılır falan dedim ama coştu bi kere iyikide coşmuş. 
İlk tren gezimizi yapmış olduk bensiz bindiler ama napıyım :) 
O kadar heycanlandım ki...
Videoyaya çektim resimler çektim nerdeyse arkaların koşarak videoyaya alcaktımda diğer milletden utandım...
Kesin süren kız demiştir görmemişin oğlu olmuş..... :)))

Tabi bi kere bindik bir daha binmesek olmaz ...Son gittiğimizde eşim gene bindirdi trene bu sefer jetonları alan bayan oğlanı sevmiş falan sonra demiş ki özel çocuk mu bizimkide evet demiş kadın parasını geri vermiş. 
Bizimki geldi elinde 3 lirasıyla ...3 lirayla milyonların satın alamayacağı mutluluğu vermişti  ona...

Biz böyleyiz işte ben bi kutu mendille ( http://jiyanhejaye13.blogspot.com/2013/08/benzinci-amca-p.html) eşim 3 lirayla mutlu olabiliyoruz...
Oğlum sayesinde...
Onun bize öğretdikleri sayesinde

Aslında böyle şeyler, sinemalar, sirkler ne bilim böyle aktiveteler bedava olsa. Hatta çocuğunu getiren aileyede bedava olsa, böyle engelli çocuğu ile yemeğe giden ailelere indirim yapsalar mesela yada olmuşken oda bedava olsa :))

Ozaman daha çok sokağa çıkarız ki sokağa...
Hem sokakların bize ihtiyacı var :P

24 Aralık 2013 Salı

Yeni Yıl


Yepyeni bir yıl geliyor...
Yeni umutlarla beraber....

Sanki her yeni yıl geldiğinde şimdiye kadar ki tüm kötülükler geride kalmışta herşey güzel olcakmış gibi hissediyorum . Ya da öyle olmasını istiyorum...

Biz yeni yıl için facebooktaki grubumuzda diğer annelerle beraber çekiliş yaptık. Karşılıklı çocuklarımıza hediyeler kargoladık. 

Ne garip bir duygu hiç tanımadığımız kardeşlerimiz oluyor birbirimizin hayatında yer ediyoruz...
Hediyemizi sorana oğlumun uzaklardaki arkadaşı yolladı diyorum...

 Sayfada çocuklarımızın paketleri açarken videolarını , fotograflarını paylaşıyoruz. 

Kim bilir kaçımızın o videoları izlerken gözleri doluyor çocuklarımızın sevincine. Paketi açmaya çalışırken ki çabasına hayran kalıyoruz. 

Bir hediye alırken hepimiz düşünüyoruz biliyor musunuz acaba bununla oynayabilir mi ya oynayamazsa annesi üzülür mü diye...


İşte böyle bişi özel çocuk annesi olmak. Bir çok şeyi defalarca düşünmek gerekiyor....





diğer annelerimizde hepsi katıldı hiiiiççç tanımadığı kardeşlerinin hayatına ufak bir mutluluk katmak için bu çekilişimize...

Bu arada ben oyuncaklarımızı böyle bantlıyorum masaya bizimki atmak ya da devirmek istiyor devamlı. Böyle olunca uzun süre oynayabiliyoruz oyuncağımızla. Bir arkadaşımızda kağıdı bantlamıştı böyle her seferinde kağıdı düzeltmek zorunda kalmamak için....

Böyle düşünceliyiz işte :))

Yeni yıl yeni yıl hoşgeldin....Yeni umutlar getirdin...
Sadece sağlık istiyorum senden tüm ihtiyacı olanlar için en çokta çocuklar için :P

26 Kasım 2013 Salı

Kardeş


Biz 3 kardeşiz....
3 tane etle tırnak...
En büyükleri benim diğerler 27 ve 19 yaşındalar...Kendiminkini söylemeyim :))
Büyük olanla ikiz gibi büyüdük biz öyle ki bir çok tatile arkadaşlarımızla gitmek yerine ikimiz gitdik hep. Anne babamızla konuşamadığımız her şeyi konuştuk birbirimizle. Kardeşten öteydi hep bizim yaşadıklarımız . Taaa o zamanlardan hep derdik çocuklarım olursa mutlaka kardeşi olsun diye...

Küçük olanı kazan dibimiz :) İlk annelik alıştırmalarımı onla yaptım hep ilk onu besledim , ilk onun altını değiştirdim o büyürken bende minik anne oldum onla büyüdüm. Hala farklı bir bağımız vardır....

Onların eline iğne batsa burada benim kolum kırılır.

Nasıl oldu ne oldu da böyle birbirimize böyle düşkün olduk hiç hatırlamıyorum bile...

Hala en büyük zevkimiz bir araya gelip sohbet etmektir.

Onlar oğlumun biricik dayıları...Benim en büyük destekçilerim...Ne de olsa oğlan dayıya çekermiş...

Ben kardeşlerime böyle derin duygular hissedeken oğlum bundan eksik kalsın istemiyorum. Ama....İşte bu amalar....Gelecek kardeşinede haksızlık yapma duygusu, oğlumla bu kadar ilgilenemeyecek olma duygusu, ikisinede haksızlık edeceğimi düşünmek tüm bunları üst üste koyunca dünyalar kadar neden işte  :((

Zaten böyle bir planımızda yok ama böyle düşünüyorum işte.....
Dayılarımızda  iyi ki varlar iyi ki...Annemle babamın yaptığı en güzel şeyler benim için :)))

24 Ekim 2013 Perşembe

öylesine :)


Dişimden ufak bana göre büyük bir operasyon geçirdim 7 adet dikişim oldu... Bu süreçte hiç darbe almamam gerekiyor ama oğlanın eli ayağı durmadığı için babamız evde onunla ilgileniyor...

Şimdi terapiye gitdiler evde tek başımayım ne yapacağımı bilemedim :)
Yoğun bakım zamanarındaki hastane maceralarını saymazsak ilk defa onsuz evde tek başımayım...

Sanki o olmayınca burası evimiz değilmiş gibi. Sanki salonda da birazdan ağlama sesi gelecek gibi.
Terapi 45 dakika git-gel 1 saat ordan da parka gidicekler nasıl dayancam bu hasrete :)))

Canım oğlum inşallah en büyük ayrılıklarımız böyle olur.. Sahi sen yokken biz napıyorduk düşünüyorum düşünüyorum bulamıyorum oysaki sen gelmeden 5 yıldır evliydik biz ...

Nasıl bu kadar sonradan gelip bu kadar hayatımızın göbeğine yerleştin inanması bile güç...

İyiki gelmişsin ama iyiki bu kadar hayatımızdansız...sen geldiğinden beri daha da anlam buldu dünyam koca bebeğim benim....

19 Eylül 2013 Perşembe

Buz Terapisi


Soğuk olan şeylerin bizi ne kadar uyardığını ve oğluşun ellerini çok güzel açtığını daha önceden fark edip paylaşmıştık (http://jiyanhejaye13.blogspot.com/2013/03/karlarrrr-dussseerrrr.html ) sık sık buzlarla ve soğuk sularla da çalışıyoruz...


kek kalıbı :)) kek kalıbını yarısına kadar su koydum içine koyduğum hayvanların özellikle tamamını buz altında bırakmadık ki ellerine değsin istedim. iyikide öyle yapmışız baya oyaladı bizimkini gene.

Üstelik ellerini çok güzel çalıştırdı buz eridikçe altda biriken suylada baya oynadık. 

Ara ara içine farklı nesneler koyarak yapacağımız bir aktivite daha çıktı bize.

13 Eylül 2013 Cuma

çiş raporu :))


Nerdeyse 2 ay oldu biz başlayalı.. Daha önce anlatmıştım nasıl başladığımızı (http://jiyanhejaye13.blogspot.com/search?updated-max=2013-08-10T07:37:00-07:00&max-results=1&start=2&by-date=false)  Neyseki pek kasmıyoruz da daha kolay gidiyor herşey...

Şu an için öğlen uykularımız kuru ve gece kuruyuz. Gece için şöyle sorunumuz oluyor bizimki çiş için uyanıyor evet ama yataktan çıkmak istemiyor bu durumda ya tutup erkenden kalkıyor yada salıveriyor yatağa :))
Bu durumda yatmadan altına serdiğimiz alt değiştirme bezleri çok işimi görüyor eğer gece işerse hemen başkasıyla değiştiriyorum. Ama genellikle kuruyuz neyseki...

Terapilere giderken arada bezsizde gidiyoruz ama çok kasılıyorum ya işerse diye o yüzden beze geri döndük alıştırma külotlarıda malesef sızdıryor ...

Dışarıya çıkarken de bez bağlıyoruz. Oğluş dışarıdaki yerlerde hep kendi lazımlığını istiyor.Bide sanırım o tuvaletler çok beyaz olduğu için hastane sanıyor. Lazımlıkla dolaşmak oldukça zor oluyor.

Ne kadar çok şey yazıyor çocuklarda çiş eğitimiyle ilgili...Hatta başlamaya karar verdiyseniz etrafınızdaki herkes profosör kesiliyor...

Neymiş sakın tuvaletin dışında alışmasınmış yaa yeri geliyor yarım saat tutuyorsun bebeyi orada sen tut bakalım bi 5 dakika orada da ondan sonra de...

bezi çıkarınca bir daha bağlamamaymış. Aman bunun gibi yüzlerce şey evet belki daha kolay olur öyle ama bi kere bile engelli birini wc ye götürmemiş gitdiği AVM lerde lokantalarda engelli  WC si var mı yok mu? bunu bile bilmeyen insanlar gelmiş size laf anlatıyor öyle sinirleniyorum ki... oğlanın pipisini çıkarıp fışkırt fışkırt diyesim geliyor :))))

Bu aşamada en önemlisi çocuğunuzu dinlemek... Biliyorum çok uzun ve zor oturamıyor konuşamıyor çocuklarımız ama inanın değer onlar için... Bizimkine bez bağladığımda öyle huzursuzlanıyor ki artık...

Bide sanırım yavaş yavaş koşullanıyor artık lazımlıkta bekleme süremiz daha kısaldı... Buda bir aşama bizim için umarım üstesinden geliriz...

Oğluş işedi galiba gidimde temizliyim :)))

20 Ağustos 2013 Salı

bigudi terapisi :))


Görmemişin bi bigudisi olmuş ne yapacağını bilememiş :))
 daha öncede   http://jiyanhejaye13.blogspot.com/2013/08/kalem.html  böyle yaparak kalem tutmayı kolaylaştırmıştık.


oğlum kollarını başına götüremiyor kasılmaları izin vermiyor ellerini başına kadar götürmesine...bu bigudileri saçlarına takıp çıkartmaya çalıştı duyusal problemlerden dolayı başında bişiler olmasına tahammülü yok oğluşun. O yüzden çıkarmak için baya uğraştık ama işe yaradı. Hem başında bişi olması fikrine alışıyor hemde çıkarmak için baya baya uğraştı oğlum. Daha sonra kendi saçlarıma takıp gene çıkarmasını sağladım baya baya eğlendik ... ama bunu denerken saçlarınız kısa olmalı kısa olunca çıkarmasıda takmasıda çok kolay oldu dolanmadıda...

Ara ara kafasını ve sırtınıda kaşıyorum hem kaşıyamadığı için rahatlatıyorum hemde duyusal olarak oralarınında farkına varmasını sağlıyorum. Ama bazen kaşıdıkça kaşınır ya insan ya oda öyle olduysa diye har har kaşıyorum valla sesi çıkmıyor diye hoşuna gitdiğini düşünüp devam ediyorum :))



19 Ağustos 2013 Pazartesi

Kalem...


Kalem tutmak çocuklarımız için çok zor kasılmaları olduğu için kalemi düzgün tutamıyorlar. Bide kalemler gerçekten çok ince :P


Bu bugidiler her yerde satılıyor marketlerde bile.







bu kalem bebek boyama kalemi diye satılıyor diğer kalemede böyle süngeri geçiriyorum. Bunu nerde gördüğümü hatırlamıyorum ama gerçekten çok işe yarıyor




Normalde asla kalemi böyle tutamaz bizimki ama sünger hem elinden kaymasını önlüyor hemde yumuşak ve kalın olduğu için elinden kolayca atamıyor.





Buda oğlumun şaheseri :)) çok karakteristlik çizgileri var bence :) sağlam... kendinden emin....öyle değil mi ama :P

10 Ağustos 2013 Cumartesi

benzinci amca :P


Evimizin yakınlarına bir benziklik açıldı oğlumla geçerken mecburiyetden oradan almak zorunda kaldık benzinimizi. Ben genellikle markete en yakın olan pompaya durup oğlanın camınıda sonuna kadar açıp oradan konuşa konuşa ödemeyi yaparım. Zaten benzin dolarken oradaki rakamların hareketleri ve sesi bizimkini çok hoşuna gidiyor. 

Neyse gene aynı şekilde yaptım bizimkiyle ilgileniyor bir yandan da pompacı. Derken başka arkadaşını çağırdı beraber seviyorlar bizim oğlanı bir baktım pompacı eline bir peçete almış oğlanın ağzını siliyor çıkarkende bana 3 kutu peçete verdi aplaaaa lazım olur diyerek...

Ben eve kadar ağladım herhalde . Oğlanlayken dışarıda genellikle kalkanlarım oluyor birisi onu üzücek şekilde yaklaşırsa saldırmak için ama böylesini ilk defa yaşadım.

KEşke o adam beni ne kadar mutlu etdiğini bilseydi keşke o şefkat tüm insanların içinde olabilse...

Umarım çocuklarımız büyüyene kadar dünya o hale gelir...

6 Temmuz 2013 Cumartesi

eyyy yaz :)


Yaz sen ne güzel mevsim ya :) bi kere günler upuzun çok vakit var. Ayrıca parklar sokaklar emrimize amade...Tabikide deniz...

Denizin önemini anca şehrinde su birikintisi bile olmayan Ankara gibi şehirlerde yaşayanlar bilir. Tüm Ankara da yaşayanlar yada hayatlarının bir bölümünü  Ankara da geçirmiş olanlar emekli olunca deniz kenarına yerleşmeyi planlar.  Gerçi bu emekli maaşlarıyla imkansız ama hayaller işte...

Biz çok sevdiğim arkadaşım Bihter le bir posta tatilimiz yaptık bile. Öyle güzeldi ki onu yazmak için yeterli duygusallığa ulaşırsam yazıcam onuda size.Tek başına dünyalar tatlısı kızıyla nasıl mücadele verdiğini...

Çocuklarımızın çoğunun baş kontrolü bile tam olmadığı için deniz işkenceye dönüşebiliyor aslında. Ama kullandığımız simitlerle falan eğlenceli hale getirmeye çalışıyoruz. 

Biz kullandığımız simidimizi daha önce  hidroterapi   başlığında yazmıştım.


Simidin içine can yeleği gibi bir şey yerleştirmişler. Ama dengeli hareket etmediği için devriliyor dalgalı ve rüzgarlı bir deniz varsa kullanmak imkansız.


Bihter dünyalar tatlısı kızı için boyun simidi kullanıyor biz daha öncede 2 kere denedik ama bizim için kullanmak imkansız. Asla taktırmadı bile. Ama Hazel öyle alıştı ki bildiğin yüzüyor kaç kere dubalara giderken zor çevirdik :) Bunuda dalgalı denizde kullanmak imkansız çünkü dalgalar yükseldikçe kuzunun ağzına su kaçıyordu. Ama keşke biz de kullanabilsek dedim kaç kere tüm her yerini öyle güzel hareket etdiriyordu ki .Terapisti bile çok gelişme olduğunu söylemiş fıstığıma tabiki bunu sadece yüzmeye bağlayamayız sonuçta bende vardım tatilde oğluşta tabiki  :)))) İyi geldik kızıma :P


Biz bir de havuzda böyle yapıyoruz oğluşu. Ama denizdede denemek lazım. Bir dahaki gitdiğimizde hemen deniycem denizede de bu şekilde... Bu makarnaları farklı şekillerde bağlayıp bu denizde tam bağımsız olarak kalmasını başarmak lazım. Makarnalar devrilecek gibi olduğunda arkadan müdahale ediyorum :) Oğlan önce ben arkada havuzu talan ediyoruz.

Eyyy yaz sen ne güzel mevsimsin öyle :) Tatilde pek doyulmaz ama :)) Gidemeyenleriniz tez zamanda gider inşallah..


2 Temmuz 2013 Salı

Diş Sağlığı-Bakımı


Biz hala tüküremiyoruz. Ama tadını sevmediği bir şey olduğu zaman onu ağzından çıkarabiliyor yada banyo olurken ağzına şampuan kaçmışsa onu çıkarmaya çalışabiliyor tamamını değil tabikide.

Tüküremediğimiz içinde diş temizliği çok dert bize. 2 yaşımıza kadar demir damlası kullandık zaten o baya bir kararttı dişlerimizi. Hala akşam sütümüzü biberonla içiyoruz. Tabiki bir de emzik sorunsalı var. Oğluşun emme yetisi 3 ayının sonuna doğru gelişti.öncesinde sondayla ve enjektörle ağzına akıtarak doyuruyorduk. Emmeyede başlayınca emziği resmen bantladık çocuğun ağzına bu refleksin geri kaçması mümkünmüş çünkü. Şimdide uykuya dalarken kullanıyoruz sadece neyseki...

Biz dişlerimiz için florürsüz bir diş macunu kullanıyoruz , hem yutulabilir hemde florürsüz. Florürün 8 yaşının altında çocuklar için kullanımını uygun görmüyorlar . Diş minesinin yapısını değiştirebiliyormuş , Fazla florür tüketimi kemiklerin yapısını bile bozabiliyormuş.



Biz bu macunu kullanıyoruz. Düzenli kullandığımızda dişlerinin rengi bile fark ediyor ama fırçalama seanslarımız tam işkence :( diğer kullandığımız ise mineral dişi fırçaladıktan sonra gene fırçayla bunu sürüyorum. Gerçekten çok işe yarıyor ufak olan çürüklerimizi onardı. Zaten içeriğindede dişlerin onarılmasını ve kuvvetlenmesini sağlaycak şeyler var. Mercimek boyutunda sürüyoruz fırçaya. Zaten ikiside yutulabilir olduğu için bir problem yaşamadık. Keşke daha önceden başlasaymışız ama diş bakımına...



Fırça olarakta bunları kullanıyorum diğer çocuklar için olan fırçalar bizde diş eti kanamalarına sebep oldu neyseki bunlarda öyle sorunlar yaşamadık. Aslında elektirikli veya şarjlı fırçalar daha iyi hem temizlik açısından hemde yaydıkları titreşimle çocuklarımız ağızlarının farkındaliğinı sağlıyorlar. Konuşmadıkları için ağız kaslarını bu şarjlı fırçlar uyarıyor ama bizimki malesef çok korkuyor.

Bide bizimki http://www.youtube.com/watch?v=jBLep-iJmUI  bu şarkı eşliğinde fırçalıyor bayılıyor buna .Tabiki fırçalarken bizim yaptığımız şebekliklerle beraber :)

İnci gibi dişler diliyoruz kuzularımıza ve bizlere :))